Selamun Aleykum gönlümün gülü çok özledik seni ya resulallah namaz da verdiğimiz selam gibi muhtacız sana ihtiyacımız var.Neden gittin ey resul bak senden sonra neler değişmedi ki sende son bulan kabilin soyu tekrar türedi İsrail oğulları,keşke sen gitmeseydin.Muhtacız sana ey nebi sen bizlere ışıktın sen bizlere sevgiliydin,bizse sana aşık bi çare ümmet.Seni çok seviyoruz ya Hz. Kibriyasen bizler için çok azizsin sen iste uğruna ölelim.Neden seninle olmadık ya resulallah sana sallanan her parmağı kırıp her kılıcın önüne kendimizi atamadık.
Kabilin yaverleri Bilal-i Habeşileri susturmaya çalışıyorlarsöyle alemlerin sahibine onlara fırsat vermesin.Susarsa neden yaşayalım ne yüzle huzuruna varalım.Pişmanız, günahkarız ey nebi seni tam yaşayamadık.Sen kigecemize güneş gibi ışık tutarsın,seni tam yaşamadık.Bunlar şikayet değiley Muhammed Mustafa s.a.sbunlar aczimizin reçetesi sana geldik senden ışık tutmanı isteriz. Müslüman’a karşı kabil soyu büyük savaş vermekte, büyüklerimiz itilirken bebelerimiz kundakta öldürülmekte yardım iste bizim için yüce ALLAH’ tan ihtiyacımız var. Sen ALLAH’ ın resul’ u senALLAH’ a bizden daha yakınsın sen bizim için yardım iste seni geri çevirmez. Seni rüyamda görmek isterdim Hz. Resul gel ki göreyim seni, gel ki güneşin sadece bir tutam ışığını aldığı,
güllerin güzelliğinizden bir zerre nasiplendiği güzeller güzeli, nurların efendisi, seni göreyim… seni göreyim. Sana bu senede gelemedik ey resul,ey nebi,gelemedik.Keşke gelebilseydik,
önünde diz çökseydik, insanlığın en büyük düşmanı şeytanı taşlayabilseydik.Ama olsun ey nebi,sen demiştin kişi sevdiğiyle birliktedir.Senin yolunda olana,seni candan sevene en büyük rehbersin,sen bizlere de rehber ol yolundan ayrılmayanlardan eyle,şefaatçı ol ey nebi,ey resul,ey güllerin efendisi ne olur şefaatçı ol.Sana sonsuz ihtiyacımız var…
Bir pencere düşlüyorum,gece yatarken ay ışığını yüzüme vuran sabah kalkınca güneşin en güzel anını bana ikram eden ve mutluluk veren aynı bir dost gibi sonsuza dek hep yanımda olan.Penceremden dışarı bakarken çocukluğum aklıma gelince yaşanan acı tatlı anlar geçer gözümün önünden film gibi ama sonu olmayan.En büyük terimdi o zamanlar dosluk yediğini,içtiğini.hatta giydiğini paylaştığın ağlandığında ağlayan,gülündüğünde gülen hep birlikte bir orkestra misali.O zamanlar dostluk yeni doğmuş bir bebek,sütten çıkmış ak kaşıktı.Ne lekesi olurdu nede günahı,saf berrak bir su gibi.Kimisi dostluk bahçesinde temiz bir sofraya oturdu hep beraber,kimisi içki masalarına meze oldu bir çıkar misali aslanın pencesine düşen ceylan misali.Dostluğu içki masalarına meze yapanlar için,değer vermek ölürcesine sevmek ,uğruna ölmek bir oyun olmuştu sanki.Peki neydi bu değerli terimi ayaklar altına alan dostlukta sarpa saran.Her dostluk ilhamını çıkardan,fitneden alıyordu,artık veresiyesi bol olan ve yükü kaldırılamayan altında ezilme hissi duyarcasına.Dostane bir bakış, tatlı tesseli veren sözler bir ay kadar uzak olmuştu.Dostluğun sevgi, saygı içinde geçmesi için neler yapılamazdı.Neden böyle olmuştuk,benlik yok olmuştu.Kendimizi silkme vakti gelmiş hatta geçiyor sayılırdı.Neden ardından koşup yetişmiyoruz dostluğun peşinden,okula geç kalmış öğrenci gibi neden neden....Dostluk pastasından bir dilim almak o kadar zor değildi aslında,o kadar cömerttiki dostluk mutlak paylaşımla artacak ve sanada bir pay verecekti.Dostluk bahçesine girmek ve pastadan bir pay almak için elele vermek gerekiyor.
Beni doğurdun ya yüreğimi vatan sevgisiyle doldurdun ya can anam. Sana asker ocağından
selam olsun.Belki son yazım belki son mektubum.Sakın ağlama ama anam bu gecede korakolu bastılar.Ben bunları yazarken üzerimden mermiler yağmur misali akıyor.Ama korkmuyorum
can anam ben babamın ben dedemin ben atamın oğluyum.Babam can verdi dedelerim can
verdi ben de can veririm.Bu bayrak dalgalandıkça ezan sesleri bu vatana nur gibi yağdıkça mehmetler bitmeyecek can anam.Biliyormusun anam burda herkesin ortak özellikleri var,
herkesin adı mehmet herkes bu vatana can katmaya herkes bu uğurda ölmeye gelmiş can anam.Olurda bu gece şehit düşersem sana bu yazıyısana getirecek kişiye adını sorma anam
o da senin oğlun onunda adı mehmet sakın şaşırma ama can anam gelen askeri içeri buyur
etme etsen de gelmez.Çünkü onunda vatan aşkıyla yanan bir yüreği var,can vermeye şehit
olmaya gelecek.Ana bekler yar bekler ama vatan beklemez can anam.Ne olur kal diye ısrar
etme olurmu can anam.Bu vatan bu millet sırtında mermi taşıyan anayı unutmadı,unutmayacak.
Ne oldu bana can anam yanındayken bana en ufak bişey söylediğinde ağlayan ben ağlamayı unutmuşum. Oğulların teker teker soluyor yirmi yılda yeşeren karanfilini hain bir kurşun bir
anda solduruyor.Ama anam bana söz ver şehit olursam ağlama ne olur sen ağladıkça hainin
yüzü hep gülecek ne olur hainin yüzünü güldürme anam...güldürme anam.....
Sevdiğim yanındamı anam ne olur ona söyle beni merak etmesin,ağlamasın.
Onunverdiği mendili yanımdan ayırmıyorum.Bu topraklar çok seveni çok yareni ayırdıcan
anam ve bu hainler oldukça ayırmayı sürdürecek.Vatana milletsiz,millet vatansız olmuyormuş
bizi mehmetler biz oğulların bu bütünlüğü korumak için burdayız.Ana bak evdeki yemekleri
özledim barut kokusunun gölgesinde bir yanda barut kokusu bir bir yanda şehidin kokusu bir yanda
hainin kokusu ama merak etme hainin kokusu şehidin kokusuna karışmıyor.Ama anam şehit
olursam sakın ağlama göğsünü gere-gere yürü çünkü oğlun bir uğruna ölmedi.Asırlardır süre
gelen bir geleneği sürdürmek uğruna öldü,bu uğur dedelerimde atalarım da öldü gerekirse kundaktaki bebeğimde ölecek.Canım ne istedi anam biliyormusun dedelerimin
atalarımın içtiğişehit şerbeti ama anam bunun tadı bir başka anam evde yaptıklarına hiç benzemiyor.Ama ben bu şerbeti içmeye and içtim canım yerenimbu şerbeti anca vatan uğruna
millet uğruna ölenler içiyormuş.Anam unutma bu vatan
bölünmedi bölünmeyecek şehitler ölmedi ölmeyecek.Anam canım anam sana selam olsun
Allahım! Sen Rabbımsın. Senden başka ilah yoktur. Sen beni yarattın. Ben senin kulunum. Sana verdiğim söz üzereyim. Gücüm yettiğince emrindeyim. Yaptığım kötü şeylerden sana sığınırım. Bana verdiğin nimetini anarım. Günahımı itiraf edip sana sığınırım. Şunu bilirim! Senden başka günahları bağışlayan yoktur.
PEYGAMBERİMİZ'İN KIZI HZ. FATIMA'YA FAKİRLİĞE KARŞI ÖĞRETTİĞİ DUA
Ey 7 kat göğün ve büyük arşın sahibi olan Allahım! Bizim Rabbimiz! Her şeyin Rabbı olan Yüce Allah! Ey Tevrat'ı, İncil'i ve Kur'an-ı Kerim'i indiren, taneyi ve çekirdeği yarıp çıkaran Yüce Rabbım! Alnından tutup hesaba çekeceğin her şeyin şerrinden sana sığınırım Ya Rabbi! Sen öyle Evvelsin ki, senden evvel hiç kimse yoktur. Sen öyle Ahirsin ki, senden sonra hiçbir şey yoktur. Sen öylesine açıkta ve görünürsün ki, senin üzerine hiçbir şey yoktur. Sen öylesine sır ve gizlisin ki, senin önünde hiçbir şey yoktur. Ya Rabbi! Benim borcumu ödememi ve fakirliğimi gidermemi nasip eyle!
KUR'AN-I KERİM'DEKİ ŞİFA AYETLERİ
Mü'minler zümresinin göğüslerini ferahlandırsın. (Tevbe-14) Gönüllerde olan dertlere bir şifa, Mü'minler için bir hidayet ve rahmet gelmiştir. (Yunus-57) Onların (arıların) karınlarından renkleri çeşitli şerbet çıkar ki onda insanlar için şifa vardır. İşte bunda da tefekkür edecek bir zümre için elbette ayetler vardır. (Nahl-69) Biz Kur'an'dan Mü'minler için şifa ve rahmet olan şeyler indiriyoruz. (İsra-82) Hastalandığım zaman bana şifa veren O'dur. (Şura-30) Onlara söyle: o Kur'an iman edenler için hidayet ve şifadır. (Fussilet-44)
BİR DİLEĞİ OLANIN OKUYACAĞI DUA
(Namazdan Sonra Okunur) Kullarını bağışlayan ve onlara cömert olan Allah'tan başka yaratıcı yoktur. Büyük arşın sahibi olan Allah, bütün eksikliklerden uzaktır. Hamd, alemlerin Rabbı olan Allah'adır. Ya Rabbi; senin rahmetini, mağfiretinin büyüklüğünü dilerim. Bütün günahlardan ve kötülüklerden beni koru. Bütün iyiliklere de beni yönelt. Bağışlanmamış günahımı bırakma ya Rabbi! Sıkıntılarımı gider, rızana uygun olan bütün isteklerimi kabul et. Ey merhamet sahibi olan Rabbım�!
YATAĞA UZANIRKEN
Peygamberimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) yatağına girdiği zaman elini (sağ elini) yanağının altına kordu. Sonra şöyle buyururdu: "Allahumme kıni azabeke yevme teb'asu ibadeke" "Allahım! Kullarını dirilteceği gün beni azabından koru" (İbni Mace, hd: 3877)
SIKINTI SIRASINDA OKUNACAK DUA
Peygamberimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) sıkıntı ve meşakkat olduğunda şu zikri yapardı: "Halim, Kerim olan Allah'tan başka ilah yoktur. Ben azametli Arş'ın Rabbı olan Allah'ı tesbih(noksanlıklardan tenzih) ederim. Ben yedi göğü Rabbı ve güzel Arş'ın Rabbı olan Allah'ı tesbih ederim." (Buhari, Müslim, Tirmizi, Nesai, İbni Mace, hd: 3883)
EBUL VEFA HZ.'NİN DUASI
Ya Allah! Dünya ve ahirette karşılaşacağım her bir korku için 'lailaheillallah' ı, Her keder ve üzüntü için 'maşa'allah'ı, Her bir nimet için 'elhamdulillah'ı, Hayret verici her şey için 'subhanallah'ı, Her bir günah için 'estağfirullah'ı, Her darlık için 'hasbiyallah'ı, Her musibet için 'inna lillahi ve inna ileyhi raciun'u, Her bir kaza ve kader için 'tevekkeltu alellah'ı Her bir itaat ve isyan hareketi için 'la havle vela guvvete illa billahil aliyyul aziim'i, hazırladım. Ey Rabbım! Bize arttır da eksiltme, bizi şereflendir de hor ve hakir kılma, bize ver de mahrum bırakma, bizi seç de üzerimize ihtiyar etme. Bizden razı oluver bizden kabul eyle. Ey Kerem sahibi! Ey esirgeyenlerin en merhametlisi! Duamı kabul eyle. Hamd alemlerin Rabbın'a mahsustur.
YOLCULUKTAN DÖNÜŞTE OKUNACAK DUA
Allah'tan başka hiçbir ilah yoktur. Tekdir, hiçbir ortağı yoktur. Mülk O'na aittir. Hamd O'na mahsustur. O her şeye kadirdir. Dönüyoruz, tevbe ediyoruz, ibadetimizde daimiz, Rabbimize hamdediyoruz. Allah Teala vadini yerine getirmiş, kuluna yardım etmiş ve tek başına (aleyhimize toplanmış olan) grupları dağıtmıştır.
UYUMADAN ÖNCE OKUNACAK DUA
Allahım; yüzümü sana çevirdim. Bütün işlerimi sana havale ettim. Bütün varlığımı sana bağladım. Korkularım ve arzularım başkasına değil, ancak Sanadır ve Sendedir. Sığınışım ve yalvarışım Sanadır. İndirdiğin kitaba ve gönderdiğin peygambere inandım.
PEYGAMBERİMİZİN (sallallahu aleyhi ve sellem) HZ. AİŞE'YE ÖĞRETTİĞİ DUA
Allah'ım! Sen affedicisin, affı da seversin, beni affet!
SIKINTILARA KARŞI OKUNACAK DUA
Esirgeyen ve bağışlayan. Ey esirgeyen, bağışlayan, koruyan ve seven Allah'ım. Bütün mahlûkatın kalplerini bana doğru çevir. Ey Cebrail, bütün ruhani , ulvi ve sufli tabakasının Rahman ve Rahim olan Allah'ın hakkı için onlara ,işittir ve itaat ettir. Rauf ve Atuf hakkı hürmetine, Melik hakkı hürmetine, arşı ala hakkı hürmetine duamızı kabul et ve bütün yaratılmışların kalplerini bana çevir.
ÖLÜM ANINDA SIKINTIDAN KURTULMAK İÇİN OKUNACAK DUA
Ya Allah, ateşin fitnesinden be azabından sana sığınıyorum. Kalbin fitnesinden ve azabından sana sığınıyorum. Zenginliğin fitnesinden ve azabından sana sığınıyorum. Mesih Deccal'ın fitnesinden ve azabından sana sığınıyorum.
CENNET KAPISINI AÇAN DUA
Ya Allah, sen benim Rabbimsin. Senden gayrı hiçbir ilah yoktur. Ben senin kulunum, gücüm yettikçe senin ahdin ve vaadin üzerindeyim. İşlediğim şeylerin şerrinden sana sığınıyorum. Bana olan nimetlerini de, günahlarımı da itiraf ediyorum. Artık beni yarlığayıver. Şu bir gerçektir ki: günahları senden başka yarlığayacak yoktur.
Bu duanın faydası: Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) bu duayla ilgili şu müjdeyi vermiştir: "Bir kimse bu istiğfarı gece okur sabah olmadan önce vefat ederse veya sabah okuyup akşamdan önce ölecek olursa ona cennet vacip olur."
İMAM-I AZAM'IN DUASI
O yüceler yücesine isyan ettim. Günahlar içine düştüm. Biliyorum yapmamam gerekirdi. O gerçek bir sahiptir. O terbiye edendir. O çok merhametli olandır. O bağışlayandır. Allah her şeye gücü yetendir ve kul muhtaç oldukça çokça verendir. Ey Mennan olan Rabbim! İstemeden de veren sensin, kul sıkışmasa da veren sensin. Ey beni yaratan! Bak senin için gözlerim yaşarıyor. Senin için ağlıyorum. Sen de tevbemi kabul et. Hatalarımı bağışla. Ya Rabbi� isyanımla, nefsime mağlup oldum. Bilemiyorum ki bunun sonunda kurtulacak mıyım? Yoksa helak mı olacağım? Evet evet günahlarım günden güne artıyor. Diğer yandan ömrüm günden güne azalıyor� farkındayım. Sana yöneldim. Allah'ım! İşte şimdi ölüm yatağında insanların önünde uzanmışım. Bu zayıf kuluna merhamet et, Ey Merhamet edicilerin Sahibi!
ÖZLÜ BİR DUA
Ya Rabbi! Eğer imanıma bir şüphe girmiş ben de ondan tövbe etmemişsem ihlasla derim ki : Allah'tan başka yaratıcı yok, Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) Allah'ın Resulüdür.
Ya Rabbi! Eğer bilmeden Müslümanlığıma küfür karıştırmışsam, derim ki: Allah birdir, Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) Allah'ın Resulüdür.
Ya Rabbi! Eğer Allah'ı birlememe şirk girmişse, ben de bunun farkında değilsem ihlasla derim ki: Allah'tan başka ilah yoktur, Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) Allah'ın Resulüdür.
Ya Rabbi! Eğer bilmeden seni tanımamda yanlışım varsa derim ki: Allah'tan başka ilah yoktur, Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) Allah'ın Resulüdür.
Ya Rabbi! Eğer bilmeden amelime riya ve kendimi beğenme duyguları karışmışsa derim ki: Allah'tan başka ilah yoktur, Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) Allah'ın Resulüdür.
Ya Rabbi! Eğer farkında olmadan kalbime küçük ve büyük günahların fitnesi girmişse derim ki: Allah bir, Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) Allah'ın Resulüdür.
Ya Rabbi! İmanımı gönülden tazeleyerek, ihlasla derim ki: Allah'tan başka ilah yoktur, Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) Allah'ın Resulüdür. Ey diri olan! Ey ebedi var olan! Ey izzet ve ikram sahibi olan! Ey gücün, şerefin ve büyüklüğün sahibi olan Allah'ım! Halimi düzelt, işlerimi güzelleştir, beni bela ve fakirliğin acılarından koru, düşmanların şerrinden, şeytanın aldatmasından, nefsin arzularından, saptıranların saptırmasından beni koru ey Rabbim!
Ya Rabbi! Beni çok ibadet eden salihlerden ve şükreden zenginlerden eyle� dini ve dünyevi bütün işlerimi düzene koy. Hayırlı nimetlerimi sonuna erdir.
Ya Rabbi! Ömrümün son zamanlarında, ölüm anında kalbimi ve dilimi imanla doldur. Bana son anda; şehadet ederim ki, Allah birdir ve yine şehadet ederim ki, Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) O'nun elçisidir demeyi nasip et.
Hatırlıyor da geçiridiğim anneler günlerini ne hediye alacak bir annem ne de küçükte olsa aldığım hediyeye karşılık olarak o kırmızı yanağıma o elmas kadar değerli öpücüğü verecek kimsem vardı.Her anneler günü anneler ve çocukları için keyif mutluluk getirse de benim için sadece buket buket hüzündü.Çocuklar annelere el öpüp hediye verirken ben o günü senin toprağını öpüp göz yaşımla ıslatıyorum.
Bende her çocuk gibi el öpmek hediyeler vermek istiyordum,ve o güne özel her günden farklı bi şekilde deliler gibi seni sevdiğimi haykırmak istiyordum.Ne zaman çocuğunu ellerinden tutmuş bir anne görsem o an benim ölüm anım oluyordu.Ne elimden tutanım ne elmalı şeker alanım vardı.Geceleri normal bir çocuğa nazaran daha kötü oluyordum.Ne gece üzerimi açtığımda üstümü örtenim .....ne de hastalandığımda başımda sabahlayanım vardı.Neden bende her çocuk gibi sabahları annemin hazırladığı kahvaltıya oturamıyordum.Neden bir çift el sabah hadi oğlum sabah oldu demedi.Bende her çocuk gibi bir elimde annem bir elimde babam hafta sonugezmelerine gitmek istiyorum.Artık ağlamak bana kalp çarpıntısı gibi anlık olmuştu,her anım göz yaşı her anım hüzündü.Her anne bende göz yaşıydı,belki göz yaşına alıştım ama yokluğuna dayanamıyorum.Yaşıma rağmen yokluğunuza
alışamamış ve elinden şekeri alınan çocuk gibi hep ağlıyorum.
Anne ne üzüyor beni biliyormusun geçen anneler gününde toprağına ektiğim çiçeği koparmışlar.
Bak anne bu sefer çiçek alamadım neden mi ne param var çiçek alacak hem olsada delik cebimden düşüyor babam söküklerimi dikmeyi bilmiyor anne ütüsüz önlükle gidiyordum okula hep,neden anne neden babalar da ütü yapmayı bilmez .Bu senden ayrı geçen kaçıncı anneler günü artık hesabı zor oluyor. Sen olmasan ben sıkıldığımda kime yaslayacağım başımı ben kime dert yanacağım. Bugün de bitti yine
seni bu anneler gününde de yanlız bırakmadım.Her zaman olduğu gibi ben yine yanlızlığıma gidiyorum.Giderken son bişey söyleyecem sizlere ben anneler gününü anasız geçirdim ama ne olur orda
allaha dualar edin hiçbir çocuk bugünü anasız geçirmesin.Amin.....